Vidalı implant diş ve yapıştırma implant diş, diş implantı tedavilerinde uygulanan iki farklı protez yerleştirme yöntemidir. İmplant, çene kemiğine yerleştirilen ve eksik dişin kökü görevini üstlenen titanyum vida benzeri bir yapay diş köküdür. Üstüne yerleştirilen diş protezinin (kuron, köprü, protez üst yapı) implanta nasıl tutturulacağı tedavinin aşamalarını ve bakımını etkiler. Vidalı sistemlerde protez, özel bir vida ile implanta sabitlenirken; yapıştırmalı sistemlerde protez, dental yapıştırıcılarla diş implantının üstüne yapıştırılır. Hangi yöntemin hangi hastada, hangi ağız ve çene yapılarında, hangi avantaj ve dezavantajlarla tercih edildiği bu yazının temel konusunu oluşturur. Okuyucu olarak, implant üstü protezlerde iki ana yöntemin neler olduğunu, birbirinden hangi yönlerle ayrıldıklarını, hangi durumlara uygun olduklarını ve süreç boyunca nelere dikkat edilmesi gerektiğini öğrenebilirsiniz.

Vidalı İmplant Diş ile Yapıştırma İmplant Diş Arasındaki Fark Nedir?

Vidalı implant diş ve yapıştırma implant diş arasındaki temel fark, protezin implanta nasıl sabitlendiğiyle ilgilidir. Vidalı sistemlerde protez, bir vida yardımıyla doğrudan implant üzerine tutturulur. Yapıştırma sistemlerde ise protez, çeşitli dental yapıştırıcılarla (simanlarla) abutment adı verilen ara parçanın üzerine yapıştırılarak sabitlenir.

Vidalı sistemlerde, protezin gerektiğinde kolayca çıkarılabilmesi önemli bir avantaj sağlar. Vida yolu ile sökülüp takılabilen bu tasarım, protezde ya da implant çevresinde bir sorun geliştiğinde hekimin kolay müdahalesine olanak sunar. Ayrıca, vida deliğinin konumu uygun olduğunda estetik açıdan da istenen sonucun elde edilmesi mümkündür. Ancak vida deliği ön diş bölgelerinde bazen estetik açıdan dikkat gerektirebilir; bunun için uygun konumlandırma ve gerekirse dolgu malzemesiyle kapama yapılır.

Yapıştırma sistemlerde ise abutment üzerine tasarlanan protez, ağıza yerleştirildikten sonra özel bir yapıştırıcı ile sabitlenir. Estetik bölgelerde, vida deliğinin protez üstünde gözükmemesi avantaj olarak sayılabilir. Fakat yapıştırıcının zaman içinde çözünmesi, kenar sızıntısı ve gerektiğinde protezin diş hekimi tarafından zarar görmeden çıkarılmasının zor olması gibi dezavantajlar da söz konusu olabilir.

Her iki sistem de diş hekimliğinde yaygın olarak kullanılmakta olup hastanın ağız yapısı, estetik beklentisi, çiğneme kuvvetleri, mevcut kemiğin durumu ve diş hekimine ulaşma kolaylığı gibi faktörler seçimde dikkate alınır.

İmplant Üstü Protezlerde Vidalı ve Yapıştırma Sistemler Nasıl Çalışır?

Vidalı implant üstü protezlerde, protez yapının alt kısmında yer alan bir vida kanalı yardımıyla protez doğrudan implanta veya abutment olarak adlandırılan ara parçaya sabitlenir. Bu vidalama işlemi özel diş hekimliği aletleriyle yapılır ve işlem sonunda vida deliği uygun bir dolgu malzemesiyle kapatılır. Böylece hem mekanik bağlantı güçlü olur, hem de ileride bakım ya da onarım için protezin çıkarılabilmesi kolaylaşır.

Yapıştırma implant üstü protezlerde ise protez, abutment üzerine siman adı verilen diş hekimliği yapıştırıcıları kullanılarak sabitlenir. Uygulamada önce implant ile uyumlu abutment ağızda sabitlenir, ardından laboratuvarda hazırlanan protez bu abutmenta yapıştırılarak yerleştirilir. Bu yöntemde vida deliğinin görünmemesi ve protezin tek parça estetik bir yapı sunması hedeflenir.

Her iki sistem, protezin çiğneme kuvvetlerine dayanmasını, çevre dokularla uyumlu olmasını ve ağız hijyeninin sürdürülebilmesini amaçlar. Yöntem seçimi yapılırken ağız yapısı, estetik beklenti, bakım gereksinimi ve implantın pozisyonu gibi unsurlar değerlendirilir. Örneğin, dar veya alt çenede arka bölgede kemik azsa vidalı sistem daha kolay çıkarılıp takılabileceği için tercih edilebilir. Ön dişlerde vida kanalının estetikten ödün vereceği düşünüldüğünde yapıştırma sistem gündeme gelebilir. Her iki sistemin de kendine özgü bakım ve kontrol süreçleri vardır.

Hangi Durumlarda Vidalı İmplant Diş Tercih Edilir?

Vidalı implant diş, aşağıdaki durumlarda genellikle tercih edilir:

  • İmplant pozisyonunun uygun olduğu, vida deliğinin çiğneme yüzeyine veya estetik olarak ön plana çıkmayan bir alana denk geldiği kişilerde
  • Büyük implant üstü protezlerin (örneğin çoklu diş veya tam çene protezleri) kullanıldığı durumlarda
  • Bakım ve temizlik açısından protezin ileride çıkarılmasının ve tekrar takılmasının kolay olması istendiğinde
  • Periyodik kontrollerde veya gerekirse onarım işlemlerinde hekimin müdahalesini kolaylaştırma amaçlandığında
  • Çene kemiğinde kemik miktarı ve kalitesi vidalı sistemin stabilitesine olumlu katkı sağladığında

Örneğin, birkaç implant üzerinde bütün bir protezin sabitlendiği vakalarda, vidalı tasarımlar hem bakım kolaylığı hem de arıza durumunda müdahale olanağı nedeniyle öne çıkar. Özellikle alt ve üst çenede tam dişsizlik durumlarında ya da protezin taşıdığı yükün fazla olduğu hallerde tercih edilir.

Vidalı sistemlerin en büyük avantajlarından biri, protezin tekrar çıkarılıp, yeniden sabitlenebilmesidir. Bu özellik, ilerleyen yıllarda ağız dokularındaki değişiklikler, implant çevresinde gelişebilecek enfeksiyon ya da aşınma durumlarında özellikle faydalı olur. Ancak vida deliğinin uygun yere gelmesi ve estetik beklentinin karşılanabilir olması gerekir. Ön diş bölgesinde vida yolu görünür olursa, bu estetik açıdan istenmeyen bir görüntü oluşturabilir; bu durumlarda başka tasarım yöntemleri değerlendirilebilir.

Hangi Durumlarda Yapıştırma İmplant Diş Uygulanır, Ne Zaman Ertelenir?

Yapıştırma implant dişler, genellikle vida deliğinin estetik açıdan istenmeyen bir bölgede konumlandığı, yani ön dişlerde veya gülümseme hattında protezde delik görünmesini engellemek gereken durumlarda tercih edilir. Ayrıca, implant açısal olarak idealden farklı şekilde yerleştirildiğinde ve vida kanalının çiğneme yüzeyine değil, protezin ön yüzüne denk geldiği hallerde yapıştırmalı sistem gündeme gelir.

Yapıştırmalı tasarımlar, diş etiyle temas eden bölgelerde kenar uyumu iyi sağlandığında estetik ve konfor açısından avantaj sunabilir. Sabitlendiği için, protez normal dişten ayırt edilmeden kullanılabilir. Fakat yapıştırma işleminde fazla simanın (yapıştırıcının) diş eti hizasında tam temizlenememesi, uzun vadede implant çevresi dokularda iltihap oluşmasına (periimplantitis) yol açabilir. Bu nedenle uygulama sırasında dikkatli temizlik ve takip gereklidir.

Yapıştırma implant diş uygulaması bazı durumlarda ertelenir veya tercih edilmez:

  • Çenede kemik miktarının yetersiz olduğu ve protezin stabilitesinin endişe yarattığı durumlarda
  • Hasta ağız bakımını yeterli sağlayamıyorsa veya düzenli kontrol mümkün değilse
  • İmplant çevresinde enfeksiyon veya iltihap gelişmişse
  • Şiddetli diş sıkma/gıcırdatma (bruksizm) şikâyeti olan ve protezin zaman içinde tekrar çıkarılma ihtimalinin yüksek olduğu bireylerde

Gebelik, kontrolsüz diyabet, ağızda aktif enfeksiyon, kemoterapi/radyoterapi öyküsü, kan sulandırıcı kullanan veya sistemik hastalıkları olan kişilerde, implant uygulaması da çoğunlukla ertelenir veya titiz tıbbi değerlendirmeyle karar verilir. Protez tipinin seçimi için diş hekiminin kapsamlı muayenesi ve görüntüleme yöntemleri ile birlikte kişiye özel değerlendirme gereklidir.

Vidalı ve Yapıştırma İmplant Diş Öncesi Muayene Nasıl Yapılır?

İmplant tedavisine karar vermeden önce detaylı bir ağız ve diş muayenesi yapılır. Bu süreçte hem genel ağız sağlığı hem de çene kemikleri, diş etlerinin durumu ve hastanın sistemik sağlık öyküsü değerlendirilir. Diş hekimi, öncelikle eksik diş sayısı, komşu dişlerin durumu, kemik yüksekliği ve kalınlığı, ağız hijyeni seviyesi gibi faktörleri inceler. Hastanın tıbbi geçmişi de dikkatlice alınır; özellikle şeker hastalığı, kalp hastalığı, bağışıklık sistemi sorunları, kemoterapi veya radyoterapi öyküsü, düzenli ilaç kullanımı gibi etkenler sorgulanır.

Muayene sırasında diş etlerinde iltihap, çürük, mevcut diş taşları, ağızda aktif enfeksiyon ve ağız açmada kısıtlılık gibi durumlar tespit edilir. Bu sorunlar varsa önce uygun tedavilerle ağız sağlığının iyileştirilmesi hedeflenir. Kemik miktarı klinik olarak kontrol edildikten sonra, ağız içi ölçü alınarak implant ve üst protez için uygun planlama yapılır. Hangi sistemin (vidalı mı, yapıştırmalı mı) daha uygun olduğuna karar verirken; yerleştirilecek implant sayısı, implantın pozisyonu, estetik beklentiler, çiğneme kuvvetleri ve kişinin diş sıkma alışkanlıkları göz önünde bulundurulur.

Örneğin, ön diş bölgesinde estetik kaygısı yüksek bir hastada vida kanalı görünür olacaksa yapıştırma sistem önerilebilir. Ağız bakımına uyumu yüksek, kontrole gelebilecek, kemiği yeterli bir kişide ise vidalı sistem düşünülebilir. Her iki yöntem için de kesin karar, teorik avantajlara ek olarak hastanın ağız yapısının ve genel sağlık durumunun hekim muayenesiyle değerlendirilmesi sonucu verilir. Muayene sonrası ileri görüntüleme yöntemlerine başvurularak planlama detaylandırılır.

Röntgen ve Tomografi Değerlendirmesi Neden Önemlidir?

İmplant tedavisi öncesi panoramik röntgen ve dental tomografi (CBCT – koni ışınlı bilgisayarlı tomografi), çene kemiğinin yüksekliği, kalınlığı ve yoğunluğunun değerlendirilmesinde büyük önem taşır. Bu görüntüleme yöntemleri, hem implantın hangi boyda ve açıyla yerleştirileceğinin planlanmasına katkı sağlar, hem de anatomik riskleri (örneğin, sinüs boşlukları, sinirlerin konumu, kemik defektleri) öngörmeye yardımcı olur.

Röntgen, ağız genelindeki kemik yapısını ve mevcut dişlerin konumunu hızlıca gösterir ancak sadece iki boyutlu bilgi sunduğu için bazen yetersiz kalabilir. Tomografi ise üç boyutlu görüntüyle hem kemik miktarını net olarak ortaya koyar, hem de planlanan implantın çevresindeki kemik kalitesini detaylı analiz etmeye imkân tanır. Özellikle uzun köprülü protezlerin ya da çoklu implantın uygulanacağı durumlarda tomografiyle yapılan ölçümler, vida kanalının uygun konumunu hesaplamak açısından gereklidir.

Görüntüleme sırasında potansiyel sorunlar (gömülü diş, kemik erimesi, kist veya tümör, sinüslere yakınlık vb.) saptanabilir. Böylece, ileri cerrahi uygulamalar veya kemik grefti gibi ek işlemler gerekip gerekmediğine karar verilir. Hastanın geçmişte yüz bölgesinde radyoterapi görmüş olması, kemik yapısını ve iyileşmeyi etkileyebileceğinden, görüntüleme eşliğinde kişiselleştirilmiş planlama yapmak güvenliği artırır.

Örneğin, çene sinirine yakın bir bölgede implant yerleştirilmesi planlanıyorsa, tomografi ile sinirin konumu net olarak saptanarak sinir hasarı riski minimuma indirilebilir. Sonuç olarak, her iki sistem için de görüntüleme kritik bir aşamadır; doğru tanı ve başarılı tedavi planı için gereklidir.

Vidalı İmplant Diş Nasıl Yapılır, Tedavi Süreci Ne Kadar Sürer?

Vidalı implant diş tedavisinin ilk adımı, çene kemiğine yerleştirilecek olan titanyum implantın cerrahi olarak uygulanmasıdır. Uygulama genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilir. İmplant yerleştirildikten sonra kemik ile kaynaşması (osseointegrasyon) için birkaç hafta ile birkaç ay arasında sürebilen bir iyileşme dönemi beklenir. Bu süre kişisel kemik yapısına, genel sağlık durumuna, implant bölgesine ve bazen ilave tedavilere bağlı olarak değişir.

İyileşmenin tamamlanmasının ardından ikinci aşamaya geçilir. Burada, implant üzerine abutment adı verilen ara parça takılır ve ölçü alınır. Laboratuvarda hastaya özel hazırlanan protez, abutmenta bir vida yardımıyla sabitlenir. Hekim protezi uygun şekilde oturttuktan sonra vida deliği estetik bir dolgu malzemesiyle kapatılır. Gerekli ayarlamalar yapılır ve kapanış tekrar değerlendirilir.

Tüm süreç, ek kemik grefti ya da ileri cerrahi prosedür gerekmiyorsa ve iyileşme problemsizse birkaç ay gibi bir aralıkta tamamlanabilir. Fakat hastanın sigara içmesi, diyabet gibi sistemik hastalıkları ya da kemik defekti gibi özel durumları varsa süreç daha uzun sürebilir veya seanslar artabilir. Hastanın ağız bakımına uyumu ve hekim kontrollerine düzenli gelmesi, iyileşme ve başarının sürekliliği açısından belirleyicidir. Her aşamada diş hekiminin yönlendirmesiyle plan ilerletilir.

vidalı i̇mplant diş ile yapıştırma i̇mplant diş arasındaki fark nedir?

Yapıştırma İmplant Diş Nasıl Yapılır, Uygulama Aşamaları Nelerdir?

Yapıştırma implant diş uygulamasında süreç, implantın çene kemiğine cerrahi olarak yerleştirilmesiyle başlar. Lokal anestezi ile gerçekleştirilen cerrahi sonrası, implantın kemikle kaynaşması ve stabilitesinin sağlanması için birkaç haftadan birkaç aya uzayabilen bir bekleme dönemi geçer. Kaynaşma sonrası, implant üstüne abutment (ara parça) yerleştirilir. Bu abutment, yapıştırılacak protezi taşıyacak şekilde tasarlanır.

Diş hekimi, abutment yerleştirildikten sonra ağzın ölçüsünü alır ve bu ölçü laboratuvara gönderilerek kişiye özel porselen, zirkonya veya metal destekli seramik gibi malzemelerle protez hazırlanır. Protez laboratuvarda hazırlandıktan sonra, prova seansı gerçekleştirilir; ısırma, estetik ve uygunluk kontrol edilir. Protez uygun bulunursa, abutmentin üstüne diş hekimliğinde kullanılan özel yapıştırıcılar sürülür ve protez abutmenta yerleştirilip sabitlenir.

Yapıştırma sırasında fazla simanın ağızdan tamamen uzaklaştırılması çok önemlidir; aksi takdirde diş eti kenarında kalan artan malzeme, ilerleyen dönemde iltihaplanma veya periimplantitis gelişimine zemin hazırlayabilir. Yapıştırma sonrası ufak ayarlamalar yapılabilir. Hekim, hastayı ağız bakımı, gıda alımı ve düzenli kontroller konusunda bilgilendirir. Tedavi toplamda birkaç aylık bir zaman dilimine yayılabilir; bu sürenin tam uzunluğu kemik yoğunluğu, eşlik eden hastalıklar ve hastanın ağız bakım alışkanlıklarına göre değişiklik gösterir.

İşlem Sonrası İyileşme, Ağız Bakımı ve Beslenmede Nelere Dikkat Edilir?

İmplant üstü vidalı veya yapıştırmalı protez sonrası iyileşme sürecinde, ilk günlerde cerrahi alanı zorlamamak ve hijyene dikkat etmek gereklidir. İşlemden hemen sonraki birkaç gün içinde yumuşak, aşındırıcı olmayan besinlerle beslenilmesi, yeni yerleştirilen implant ve çevre dokuların korunmasına yardımcı olur. Sıcak, çok soğuk, sert veya yapışkan gıdalar iyileşme sürecinde önerilmez. İyileşme tamamlandıktan sonra ise dengeli beslenme ve aşırı sert gıdalardan kaçınmak, protezin uzun ömürlü kullanımı için faydalıdır.

Ağız bakımı, implant çevresinde iltihap ve bakteri birikimini engellemek açısından büyük önem taşır. Diş hekimi tarafından önerilen diş fırçası ve diş ipi çeşitleriyle düzenli fırçalama, diş aralarını temizleme ve gerektiğinde arayüz fırçası kullanımı tavsiye edilir. Florlu diş macunu kullanılması çoğu durumda uygundur; fakat diş hekiminizin önerdiği ürün tercih edilmelidir. Ağız gargaraları da hekimin tavsiyesiyle eklenebilir.

Kırmızı ya da sürekli devam eden şişlik, şiddetli ağrı, ateş, ağızda kötü koku veya kanama, yutma ve nefes almada güçlük gibi bulgular ortaya çıkarsa beklemeden bir diş hekimine ya da acil servise başvurulmalıdır. Sigara kullanımı, iyileşmeyi geciktirebilir ve implant kaybı riskini artırabilir. Tüm bu faktörler yanında, belirli aralıklarla düzenli diş hekimi kontrolü ve profesyonel temizlik, implant başarısının devamı için temel şarttır.

Vidalı ve Yapıştırma İmplant Dişlerin Olası Riskleri ve Komplikasyonları Nelerdir?

Her iki tip implant üstü protez sisteminin de bazı risk ve komplikasyonları olabilir. Enfeksiyon gelişimi, diş eti ve çevre dokuların iltihabı, implant çevresi kemiğin erimesi veya protezde kırık, gevşeme başlıca sorunlardandır.

  • Vidalı sistemde potansiyel komplikasyonlar: Vida gevşemesi ya da kırılması, vida deliğinden bakteri sızıntısı, vida kanalının estetik bölgede görünmesi. Vida gevşerse protez oynayabilir ve çiğneme fonksiyonunu etkileyebilir. Vida ile bağlantısı sayesinde protez tekrar sökülüp onarılabilir; ancak sık gevşeme varsa alttaki yapının ve yüklenmenin değerlendirilmesi gerekir.
  • Yapıştırmalı sistemde potansiyel komplikasyonlar: Yapıştırıcı/simanın tam temizlenmemesi halinde periimplantitis (implant çevresi kemik ve diş eti dokusunda iltihap), protezin zamanla ayrılması, yapıştırıcının etkisini kaybetmesi. Protezde sorun gelişirse çıkarılması, vidalıya göre daha zor ve bazen zarar verici olabilmektedir. Protezin gevşemesi ya da kırılması da görülebilir.

Her iki sistemde de, ağız bakımının ihmal edilmesi, sigara kullanımı, şeker hastalığı ve bazı ilaçlar, implantın ömrünü ve sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. Tedavi sonrası uzun süreli ağrı, şişlik, ağızda kötü koku veya hareketlilik varsa mutlaka diş hekiminize danışmanız gereklidir. İmplant tedavisi gibi cerrahi girişimlerde ciddi bir komplikasyon olan kemik enfeksiyonu (osteomyelit), implant kaybına yol açabilir. Kanama, yara iyileşmesinde gecikme ve çevre sinirlerde hissizlik gelişmesi nadir de olsa karşılaşılabilen risklerdir. Tüm komplikasyonların önlenmesinde erken tanı, düzenli kontrol ve etkin ağız bakımı en önemli faktörlerdir.

Bu Tedavilerin Ömrünü ve Başarısını Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Vidalı veya yapıştırma olsun, implant üstü protezlerin ömrünü ve başarısını etkileyen pek çok faktör vardır. Bunların başında hastanın ağız hijyeni alışkanlıkları, genel sağlık durumu ve düzenli diş hekimi kontrolleri gelir. Sigara kullanımı, implant bölgesinde iyileşmeyi geciktirir ve uzun vadeli başarı şansını azaltır. Kontrolsüz diyabet, bağışıklık sistemi zayıflığı, radyoterapi veya kemoterapi öyküsü, ağız kuruluğu yapan ilaçlar ve bazı sistemik hastalıklar da komplikasyon ihtimalini yükseltir.

Bunun yanında, çene kemiğinin kalitesi ve miktarı, implantın doğru açıda ve konumda yerleştirilmesi, protezin hastaya uygun şekilde tasarlanması ve dişler arası temasların dengeli ayarlanması uzun ömür açısından kritiktir. Aşırı çiğneme kuvveti, diş sıkma/gıcırdatma (bruksizm), yanlış yük dağılımı ya da uygun olmayan materyal seçimi, protezin kırılma ya da gevşeme riskini artırabilir.

Protez tipi seçimi, vida kanalının konumu, siman artığının temizliği ve laboratuvar işlemlerinin kalitesi de başarıda etkilidir. Kimi bireyde mevcut kemik erimesi hızlı olabilir; kimi bireyde ise ağız bakımı iyi olmadığı için iltihap gelişebilir. Her hasta için ideal yöntem ve bakım protokolü farklıdır. Uzun süreli başarı için yıllık hekim kontrolleri ve profesyonel temizlik, gerekirse radyolojik takip ve erken müdahale önemlidir.

Çocuklar, Hamileler ve Kronik Hastalığı Olanlarda İmplant Üstü Protez Planlaması Nasıl Değerlendirilir?

İmplant üstü protezler genellikle kemik gelişimi tamamlanmamış çocuklara önerilmez. Çoğu durumda kemik gelişimi 18 yaş civarında tamamlandığı için, çocuklarda implant uygulaması nadiren, ciddi travma ya da doğuştan diş eksikliğinde ve istisnai tıbbi durumlarda planlanır. Gerekli hallerde pediatrik diş hekiminin ve ilgili branşların ortak değerlendirmesine ihtiyaç duyulur.

Hamilelik döneminde ise, implant cerrahisi ve büyük diş tedavileri genellikle doğum sonrasına ertelenir. Özellikle ilk trimesterde (ilk 3 ay) ve son trimesterde (son 3 ay) cerrahi işlemler olabildiğince yapılmaz; sadece acil enfeksiyon veya dayanılmaz ağrı gibi zorunlu hallerde müdahale planlanır. Gebeliğin ikinci trimesterinde diş hekiminin değerlendirmesiyle sınırlı tedavilere izin verilebilir, fakat implant üstü protez genellikle doğum sonrası tasarlanır.

Kronik hastalığı (kontrolsüz diyabet, bağışıklık sistemi baskılama, kalp hastalığı, kemik erimesi vb.) olanlarda, sistemik hastalıkların uygun şekilde kontrol altına alınmış olması gerekir. Yüksek tansiyon, kan sulandırıcı ilaç kullanımı, ileri yaş ve benzeri durumlarda, hekimler multidisipliner yaklaşım uygular. Diş eti hastalığı, kemik erimesi ve uzun süreli başarılı sonuç için sistemik hastalıkların hekim kontrolünde olması zorunludur. Gerekli görüldüğünde ilgili branşlardan konsültasyon istenerek tedavi süreci planlanır.

AvrupaDİŞ Antalya Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak bu konudaki muayene ve tedavi süreçlerinde hastalarımıza bilgi vermekteyiz.

Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene, teşhis ve tedavinin yerine geçmez. Ağız ve diş sağlığınızla ilgili şikâyetleriniz için bir diş hekimine muayene olmanız önerilir.